FriendFeed

FriendFeed hastalığına tutulduğumdan beri internet alışkanlıklarımda çok az (!) da olsa bir değişim olduğunu farkettim.

FriendFeed de geçirdiğim zaman dilimi içerisinde

- twitter’ ı daha az kullandığımı,
- takip ettiğim blogların “post” larını daha geç okuduğumu,
- daha az sigara içtiğimi,
- internet kullanmaktan biraz daha fazla zevk aldığımı,
- bloglarıma daha az zaman (nispeten) ayırdığımı,
- yerimden kalkmadan daha uzun süre oturduğumu
- daha sosyal (tüm üyeliklerime ve aktifliğime rağmen) olduğumu,
- daha çabuk haberdar olduğumu,
- daha çok bilgiye daha kolay ulaşabildiğimi,
- dostlarımla daha farklı bir iletişim kurabildiğimi,
- tüm bloglarını takip ettiklerimle sanki yüzyüzeymişim gibi hissettiğimi,
- tüm internet site ve uygulamalarına (kendi projelerim dahil) daha farklı bir gözle bakmaya başladığımı
- facebook, flickr, netvibes…gibi alışkanlıklarıma daha az vakit ayırdığımı

farkettim.

FriendFeed bana göre yeni bir şey yapıyor. İnterneti daha verimli kullanmak için zamanının neredeyse çoğunu harcayan bizlere bile “daha verimli” cümlesini yeniden tanımlatıyor.

Kendi motorunu kendin tasarla

Sevgili Caner Karaüç‘ ün “böyle de bir site yapmışlar” diye gönderdiği linkten kendi motorumuzu tasarlayabildiğimiz harika bir site çıktı. Yalnızca bununla da kalmayıp “Google Maps” üzerinde yarış rotası belirleyebiliyorsunuz, Motoevent leri takip edebiliyorsunuz. GarageTv yi seyretmek çok eğlenceli. Elbetteki Amerika için bir site ama yinede türk motorcularına ilham verebilecektir diye umuyorum. Keyifle zaman geçirdim sitede ve sizinlede paylaşmak istedim.

Siteyi ziyaret etmek için tıklayınız.

Estehairbahce ve Likemind Temmuz Buluşması

Bugün Likemind Temmuz buluşması için yine Kanyon Starbucks ta sevgili dostlarla bir aradaydık. Hepsi birbirinden değerli katılımcılarla uzun ve güzel fikir alışverişlerinde bulunduk. Kaldığım en uzun likemind toplantısı oldu. Toplantı sonrası ofise gelirken daha önce Özgür Alaz‘ ın FriendFeed de açtığı Open Office İstanbul “room” undan da ilham alarak “neden bizim ofisin bahçesinde toplantı yapmıyoruz ki” diye düşündüm. Ve evet olabilirdi. Yönetimle konuştum “harika” dediler. Metin Kahraman, Tuğçe Esener, Müge Cerman, Can Oktay Heper, Özgür Alaz, A. Bülent, Yasemin Özdemir‘le fikrimi paylaştım. Değer verdiğim kafalar “olur valla”, hatta Metin Yahoo Pipes2 yi sizin bahçede yapabiliriz deyince hemen kararı verdim. www.estehairbahce.com adresini alarak bir blog oluşturdum. İstanbul internet-blog camiasına yeni bir mekan kazandırmış oldum. Bahçede yapılacak toplantı görüntüleri ve çıktılarını bogta yayınlayacağım. Çok eğlendim ve hemen sizinle paylaştım.

bahçemiz herkese açıktır.

Estehairbahçe blogunu ziyaret etmek için tıklayınız

Ufak bir tatil…

Geçtiğimiz hafta ziyaret etmekten keyif aldığımız Didim’de idim. Uzun ve yoğun bir çalışma temposu arasında dinlenmek kadar insanı kendine getirir bir şey daha yok sanırım. Salıncakta sallanarak özlediğim kitap okuma anlarıma geri dönmek benim için tatilin en keyif veren yanıydı. Dalgalı bir deniz ve rüzgarlı bir hava… Barbekü üzerinde yenen balığın lezzeti de tatil de ayrı çıkıyor.
Esintili bir havanın hakim olduğu Didim’de Mavişehir’e bağlı Sağtur da şu aralar hummalı bir çalışma var. Mavi Ay ismini verdikleri 5 yıldılı otelin çalışması. Eylül ayında açılması beklenen otele bir çok tatil severin akın edeceği söyleniyor.Dinlenme için tavsiye edebileceğimiz bir yer Didim.

Nokia sevmek

Marka ve sevdikleri markalar için fotoğraf çekmeyi sevenler için global bir blog açmıştık mothandmoth olarak. “For My Marks” adındaki bu blogumuza Nokia için gelen bu fotoğrafı burada da sizlerle paylaşmak istedik. Minik bir model ve harika bir iş. Flickrda, Taiwan’ dan “Spitzgogo_CHEN (Nokia 6230i)” kullanıcı isimli Nokia severin gönderdiği “Niece & My Nokia 6230i (by Nikon D70)” adlı bu fotoğraf ileride “For My Marks” a gönderilen fotoğraflardan oluşturmak istediğimiz kitapçığın (For My Marks Katalogu) bir sayfasında mutlaka yer alacak.

fotoğrafı flickrda görmek için tıklayınız.

For My Marks için tıklayınız.

Flickr grubumuza katılmak için tıklayınız.

sizde markalarınız için çektiğiniz fotoğraflarınızı formymarks@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Doğum tarihleri sizi geçmişe götürecek

Doğduğumuz gün haftanın hangi günüydü? Ana rahmine ne zaman düştük? Hicri olarak hangi günde doğduk? O gün dünyada ve ülkemizde önemli neler oldu? O yıl gol kralı kim oldu? Ay hangi halindeydi? Hürriyet gazetesi ana sayfası nelerle doluydu?…

İşte tüm bunlar ve sayamadığımız bir dolu bilgiyi sadece doğum tarihinizi girerek öğrenebilirsiniz. Hediyedenizi.com adlı site içeriğine bu bilgileri size anında veren bir araç yerleştirmiş. Hemen denemenizi tavsiye ediyorum.

Siteye ulaşmak için tıklayınız.

Yoba

Bigumigu da bugün gördüğüm bir çalışmayı bende sizlerle paylaşmak istedim. Yoba bir erotik oyuncak markası. Marka, tanıtımı için hazırlattığı tasarımla hedefi onikiden vurmuş diye düşünüyorum. Titreşim effect i verdikleri afişlerde kullandıkları modellerin sadeliği ve verdikleri pozlar dikkat çekici. Marka, bir vibratör tanıtımı için kullanılabilecek gördüğüm en özenli çalışmaya imza atmış.

Haberi bigumigu’ den okumak ve afiş çalışmalarını görmek için tıklayınız.

Fransız markası Yoba’ nın websitesi için tıklayınız.

Marka

Terim 4

Terim : Marka

Açıklama : Bir veya bir grup üretici ve / veya satıcının mal ve hizmetlerini belirlemeye, tanıtmaya ve rakiplerininkinden ayırıp farklılaştırmaya yarayan isim, terim, sözcük, simge (sembol), tasarım (dizayn), işaret, şekil, renk veya bunların çeşitli bileşenleridir.

Kaynak

Ridetowork

Bugün dünya motorsikletle işe gitme günü…İstanbullu motorcular maalesef yağmurlu bir günde motorla işe gidemediler. Non-profit bir organizasyon olan ridetowork bir ay öncesinden başlayarak bu günü duyurmaya başlamıştı.

ridetowork; motor kullanmanın yaşamı daha eğlenceli, kolay kıldığını, ulaşımı rahatlattığını ve motorsikletin iyi bir sosyal araç olduğunu kanıtlamak istiyor.

ridetowork’ ün sitesini ziyaret etmek için tıklayınız.

Wanted

Wanted Red Band Trailer US
yükleyen FilmGeek-TV

27 Haziran’ da gösterime girmesine rağmen yeni seyretme fırsatı bu film (Wanted) ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Filmi daha önce bir yerde okumadım. Yalnızca seyretmiş olan bir kaç kişinin sarfettiği “mutlaka görmelisin” cümleleri ile bir yargım bulunuyordu. Bu yargının itici gücü ile filme girdim. Beklentim “etkileneceğim” yönündeydi. Film ilk sahnesi ile bunu başardı zaten. “Matrix” kokan bir eda ile başlayan film ara ara da “Matrix” i hatırlatmaya devam ederek devam etti. Ancak bu göndermelere rağmen filmin kendine has konusu ve bu filme özel görsellik oldukça keyif vericiydi.

Angelina Jolie‘ nin bugüne kadar gördüğüm en güzel performanslarından birisi bu filmdeydi. Bence son derece önemli bir rol üstlenip gereği gibi yerine getirmiş. Filmde Jolie’ nin güzelliği kadar oyunculuğu da çarpıcı.

Morgan Freeman benim en çok sevdiğim aktörlerden birisi. Çok sayıda filmini seyrettim ve her zaman performansını beğendim. Bu filmde de son derece iyi bir performans göstermiş olsada sanki “artık genç oyunculara yol veriyorum” tarzı kokan bir duruşu vardı.

James McAvoy‘ un “Spiderman” filmine gidebilecek başlangıç performansı filmin ikincisi yarısında “Matrix” ruhuna ayak uyduruyor. Aradaki bu performans (önemli insan-önemsiz insan) farkı da filmin eleştirdiğim noktalarından birisi.

Ancak tüm bunların yanında filmin seyirciye oynayan yanı en çok eleştirdiğim tarafıydı. Usta, güzel, tecrubeli oyuncuları ile iyi bir seyir sunan filmin “önemsizsiniz, önemli olabilirsiniz, önemsiz olmaya devam edin çünkü anormal olmak o kadar da iyi değil” gibi gel-gitlerle dolu mesaj verme çabası son derece ciddi bir sorun diye düşünüyorum.

Filmin websitesi için tıklayınız.
Film ile ilgili bilgi almak için tıklayınız.